Embed

Peygamber Efendimizin Eşlerinin İsimleri

ÜMMEHÂTU'L-MÜ'MİNÎN  (Ezvac-ı Tahirat (Peygamber Eşleri)

Peygamber Efendimizin Eşlerinin İsimleri
Hz. Hatice (r);
Hz. Sevde binti Zem’a (r);
Hz. Aişe (r);
Hz. Hafsa binti Ömer (r);
Hz. Zeynep binti Huzeyme (r);
Hz. Zeyneb binti Cahş (r);
Hz. Ümmü Seleme (r);
Hz. Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r);
Hz. Cüveyriye binti Hâris (r);
Hz. Safiyye binti Huyey (r);
Hz. Mâriyetü’l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r);
Hz.Meymûne binti Hâris (r)
Hz.Reyhane oğlu Zeyd'in kızıdır. Benî Kureyza esirlerinde

1- Haticetü'l-Kübra: Hatice (r.an)'nin babası Hüveylid b. Esed'dir. Nesebi, Rasulüllah(s.a.s)'in dördüncüsü atası Kusay'da birleşir. İki defa evlenmiş, kocalarının ikisi de vefat etmiş ve dul kalmıştır. Evlendikleri zaman Hz. Peygamber 25, Hz. Hatice ise 40 yaşındaydı. Rasulüllah(s.a.s)'e ilk iman eden kişi Hz. Hatice (r.a) olmuştur. Hayatta iken Hz. Peygamber (s.a.s) onu çok sevdiği için üzerine evlenmemiştir . Zira bu hanım, peygamberlik görevinde Hz. Muhammed’e yardım eden, onunla birlikte üstün gayret gösteren, canını ve malını onun yoluna koymuştu. Hicretten üç sene önce vefat etti.Peygamber (s.a.s)'in İbrahim dışındaki bütün çocukları Hz. Hatice (r.a)'den olmadır. O kadınların ulusu Hz. Fatıma'nın da anasıdır.

2- Hz. Sevde (r.an): Kureyş’li Zem'a'nın kızıdır. İlk Müslümanlardan olup Müslüman olan amcası Sekran b. Amr'ın yanında kalıyordu. Amcasıyla birlikte ikinci kafile ile Habeşistan'a hicret etti. Mekke'ye geri döndükleri zaman kocası öldü ve dul kaldı. Rasûl-i Ekrem'le Hz. Hatice’nin vefatından günlerce sonra Kureyşli Zem’a'nın bu kızı ile evlendi. Beş çocukluydu, beş yaş büyüktü. Resûlullah ile birlikte Medine'ye hicret ettiler. Hz. Sevde Hz. Peygamber’le geceleme hakkını Hz. Aişe’ye devretmişti.  Yaşlı bir hanımdı. Hicretin dördüncü senesinde Medine'de vefat etti.

3- Hz. Aişe (r.an): Hz. Ebu Bekir'in kızıdır. Hz. Peygamber (s.a.s) ile hicretin birinci senesinde Medine'de evlendi. Dokuz sene birlikte hayat sürdüler. Rasulüllah(s.a.s) vefat ettiği zaman 18 yaşındaydı. Hz. Peygamberimiz ondan başka bâkire ile evlenmedi. Ötekiler dul idiler. Hanımlarının en fakihi/anlayışlısı ve kendisine en sevimlisi idi. Sahâbenin pek çoğunun fetvâ kaynağı idi. (Ona iftira atıldığında) suçsuzluğu vahiy ile tespit edildi. Hz. Aişe hicretin 59. Senesinde yirmi bir yaşında vefat etmiştir.

4- Hz. Hafsa: Ömer b. Hattâb’ın kızıdır. Yirmi yaşında hicretin üçüncü senesinde evlendi. Ebû Dâvûd, Hz. Peygamber’in onu boşadığını fakat daha sonra ona geri döndüğünü zikretmektedir. Hicretin 45. senesinde Muaviye'nin hilafeti zamanında 60 yaşında vefat etti. Hz. Hafsa bilgili bir hanımefendi idi. Bilgi öğrenmeğe de büyük bir merakı vardı. Abdullah ibni Ömer, Hamza ibni Abdullah, Hârise ibni vehb, Abdurrahman Hâris gibi erkeklerle Safiye Binti Ebu Ubeyde ve Ummi Mübeşşir Ensariye gibi kadınlar da onun talebeleri olup kendisinden kesbi kemal eylemişlerdir.

5- Hz. Zeyneb (r.an): Huzeyme b. el-Haris'in kızıdır. Muhtaçlara yemek verdiği için cahiliye devrinde kendisine "muhtaçların anası" denirdi. Hz. Peygamber (s.a.s) ile Hicretin 31. ayı Ramazanında evlendiler. Evlendikten sonra Hz. Peygamber’in yanında sadece iki üç ay kaldı ve hicretin 39. ayı Rebiülevvelin sonunda vefat etmiş ve Baki' mezarlığına gömülmüştür.Efendimiz  ile olan evliliği çok kısa sürmüştür. Henüz birkaç aylık evli iken ahirete irtihal eden Hz. Zeynep Validemiz hakkında maalesef elimizde fazla bir bilgi yoktur. Siyer kaynaklarında kendisi ile ilgili hadise rastlanmamaktadır.

6- Hz. Ümmü Seleme Validemizin asıl adı Hind’dir. Mahzum kabilesinden Ümeyye'nin kızıdır. Hz. Muhammed (s.a.s) ile Hicretin dördüncü senesinde evlendi. Onu, Rasûl-i Ekremle oğlu Seleme evlendirmiştir. 84 yaşında iken hicretin 59. senesinde vefat etmiş ve Baki' mezarlığına gömülmüştür. Ümmü Seleme, Allah Resûlü’nün en son ölen hanımıdır.
Efendimiz’in Ümmü Seleme Validemiz İle Olan İstişaresi:
“Hudeybiye anlaşması Müslümanlara çok ağır gelmişti. Öyle ki kimsede yerinden kımıldayacak mecal kalmamıştı. Bu arada Allah Resûlü, kendisiyle umreye niyet edenlere, kurbanlarını kesmelerini ve ihramdan çıkmalarını emretmişti. Ancak sahabe, "Acaba verilen kararda bir değişiklik olur mu?" düşüncesiyle, meseleyi biraz ağırdan alıyordu. Allah Resûlü, emrini bir kere daha tekrarladı. Fakat, sahabedeki ümitli bekleyiş değişmedi.. Evet, bu, asla Allah Resûlü'ne karşı bir muhalefet değildi. Şu kadar var ki, onlar daha değişik bir emir bekliyorlardı. Zira Kâbe'yi tavaf etmek üzere yola çıkmışlardı.
Hudeybiye'de söylenenler tatbik safhasına konmayıp anlaşmada bir değişiklik olabilirdi.
İki Cihan Serveri, sahabedeki bu durumu sezince hemen çadırına girdi ve hanımı Ümmü Seleme Validemiz'le istişare etti. Bu ufku geniş kadın, sırf istişarenin hakkını vermek için konuştu. Çünkü o da biliyordu ki, Allah Resûlü onun diyeceklerine kat'iyen muhtaç değil.. Allah Resûlü, bu istişare ile bize, içtimaî bir ders veriyordu. Bu gibi durumlarda kadınlarla istişare edilmesinde de hiçbir mahzur yoktu.
Validemiz, Allah Resûlü'ne şu mealde sözler söyledi: "Yâ Resûlallah! Emrini bir daha tekrar etme. Belki muhalefet eder ve mahvolurlar. Fakat Sen, kendi kurbanlarını kes ve onlara bir şey demeden de ihramdan çık. Onlar verdiğin emrin kesinliğini anlayınca, ister istemez sana itaat edeceklerdir." Allah Resûlü de böyle düşünüyordu. Hemen bıçağını eline aldı ve çadırından çıkarak, kendine ait kurbanları kesmeye başladı. O daha birkaç kurban kesmişti ki, sahabe de kendi kurbanlarını kesmeye koyuldular. Artık verilen karardan dönüş olmadığını herkes anlamıştı.
Sormadan edemeyeceğim: Hangimiz, kadınlara karşı bu denli mültefit olabilmişizdir? En kritik anda hanımıyla istişare eden kaç devlet reisi vardır? Bir aile reisi olarak kaç kişi, aile hayatında hanımıyla istişareye yer vermektedir? Soruları çoğaltıp, bütün içtimaî ünitelere aynı soruyu yöneltebiliriz. İslâm'ın kadını esir ettiğini söyleyen bütün şom ağızların kulakları çınlasın! Acaba hangi feministin ufku bu seviyeye çıkabilmiştir?

7- Hz. Zeyneb bt. Cahş: Esed İbn Huzeyme oğullarından Cahş İbni Rebab İbni Ya’mur’un kızıdır. Esedoğulları’ndandır. Bu hanım,kureyşli halası Ümeyye’nin kızıdır.  Daha önce adı”Berre” idi. Peygamberimiz (aleyhissalatu vesselam) sonradan adını Zeyneb olarak değiştirmiştir."Ya Rasulüllah, babamın ismini de değiştir. Berre iyi bir isim değil" diye bir ricada bulunmuş Efendimiz de; "Baban mü'min olsaydı, ona ehli beytten bir isim verirdik. Buna rağmen ona Cahş adını verdim. Cahş da Berre'den" buyurdu.
 “Allah ve Resûlü bir işe hükmettiği zaman, gerek mümin bir erkek ve gerekse mümin bir kadın için, o işlerinde başka bir tercih hakkı yoktur. Her kim de Allah ve Resulüne âsi olursa açık bir sapıklık etmiş olur.” (Ahzab, 33/36)

Bunun üzerine Berre Binti Cahş, Allah’a ve Resûlüne itaat etmek için Zeyd İbn Hârise ile evlendi ancak her ikisi de mutlu olamadılar. Zeyd birkaç defa boşanmak istediyse de Efendimiz boşamamasını rica etti. Fakat buna rağmen Zeyd, Berre Binti Cahş’tan ayrıldı. Şu âyet onun hakkında inmiştir: “AHZAB,37: Ve bir zaman, (ey Muhammed,) Allah’ın lütufta bulunduğu ve senin de iyilik ettiğin kişiye, Eşini terk etme ve Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! demiştin. Ve (böylece) Allah’ın yakında aydınlığa çıkaracağı şeyi içinde gizlemiştin; çünkü insanlar(ın ne düşüneceklerin)den çekiniyordun, oysa çekinmen gereken yalnız Allah olmalıydı! (Fakat) sonra Zeyd o kadınla beraberliğini sona erdirdiğinde onu seninle evlendirdik ki (gelecekte) evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlar(la evlendikleri) için müminler suçlanmasın. Ve Allah’ın buyruğu (böylece) yerine getirilmiş oldu”…
Bu âyet nedeniyle Hz. Peygamber’in diğer hanımlarına karşı övünerek şöyle derdi: “Sizi aileleriniz evlendirdi. Beni ise yedi kat ötesinden Allah evlendirdi!” Evlendiklerinde Peygamberimiz 55 yaşıdaydı.. Hz. Zeyneb 53 yaşında, Hz. Ömer’in hilâfetinin ilk zamanlarında vefat etti.”Gariplerin  annesiydi, en çok sadaka verendi.”

8- Hz. Cüveyriye: Babası Huzâ’a kabilesinin Mustalikoğulları aşiretinden, aşiretin reisi ve seyidi olan  el-Hâris b. Ebî Dırâr’dır. Bu hanım  Beni Mutsalikoğulları ile yapılan savaşta esir edilmiş, Sabit b. Kays'ın hissesine düşmüştü. O da belli bir miktar parayı temin etmesi kaydıyla onu serbest bırakmak üzere bir sözleşme yapmıştı. Hz.Cüveyriye, Hz. Peygamber’e gelerek ondan kölelikten azât sözleşmesi (mükâtebe) ile yardım istedi. Bu parayı da Hz. Peygamber onun adına kölelikten kurtulma parası olarak ödemiş ve onunla evlenmiştir.
“Ben kavmi için Cüveyriye’den hayırlı ve mübarek bir kadın bilmiyorum.” Hz. Âişe (r.anha)
Çünki, Peygamberimiz’in (aleyhissalatu vesselam) Cüveyriye ile evlenmesinin haberi duyulunca, Ashab, Peygamberimiz’e (aleyhissalatu vesselam) olan saygı ve hürmetlerinden ötürü Mustalikoğulları’ndan alınan köle ve cariyeleri serbest bırakmışlardır. Azad edilen köle ve cariyelerin sayısı 700 kadardır.

9- Hz. Safiyye (r.an): Babası Hayber emîri olan Huyey b. Ahtab en-Nadîrî el-İsrailî’dir. Hz.Hârûn b. İmrân’ın soyundan gelmektedir.Hz. Peygamber (s.a.s) onu Hayber savaşında esir etmiş ve kendisine almıştır. Müslüman olduktan sonra onu azat etmiş, azâdını mehri saymış ve onunla evlenmiştir.Hz. Safiyye, Allah Resulünün nikâhına girince çok samimi bir Müslüman olmuştur. Şu hadise onun sadakatinin en büyük delilidir:
Resûlullah, hastalandığında bütün hanımları başucuna toplanmışlardı. Safiyye dedi ki: “Keşke senin uğradığın hastalığa ben uğrasaydım, senin yerinde yatan ben olsaydım.”
Onun bu sözleri üzerine Resûlullah’ın zevceleri birbirlerine göz kırptılar. Bunu fark eden Allah Resûlü buyurdular ki: “Safiyye bu sözünde sadıktır.”

10- Hz. Reyhâne (r.an): Reyhâne validemiz, Amr oğlu Zeyd'in kızıdır. Rasûlüllah (s.a.s) onu Beni Kureyzda esir etmiş, Salebe bin Sâye’nin tavsiyesiyle islamı kabul ettiş ve azad ederek Hicretin 5. senesinde evlenmişlerdir. Hz. Peygamber Veda haccından dönünce vefat etmiş ve Baki mezarlığına gömülmüştür. Vakidî, onun hicretin 16. senesinde vefat ettiğini ve namazını Hz. Ömer'in kıldırdığını söylemektedir. . Peygamber efendimizden önce vefat ettiği için naklettiği hadis-i şerif yoktur. Ebu'l-Ferec, Peygamber (s.a.s)'in Hz. Reyhâniye'yi azad etmediğini, cariye olarak kaldığını söylemiştir. Bu yüzden bazı tarihçiler onu Peygamberimizin hanımları arasında saymazlar

11- Hz. Meymune (r.an):Babası Hâris b. el-Hazen. Meymune validemiz, Hilaliye kabilesinden Haris'in kızıdır. Hz. Peygamber (s.a.s) onunla Mekke'ye on mil uzaklıktaki Şerif denilen yerde Hicretin 7. yılında şevval (mart-nisan M.S.629) evlendi.
Asıl adı Berre idi. Berre, “cömert, dürüst, itaakâr” demekti. Efendimiz, “Bir insanın kendini tezkiye etmesi doğru değil” diyerek onun adını Meymûne olarak değiştirmiştir.” Resul-i Ekrem’in (aleyhissalatu vesselam) amcası Hz. Abbas’ın eşi Ümmü Fadl ile Hz. Cafer’in eşi Esma’nın kız kardeşidir.Hicretin 61. senesinde Serif'te vefat etmiş ve oraya gömülmüştür. İslam tarihinde savaşanlara yardım etmek gayesiyle kadınlardan bir bölük kurmuş ve bu bölüğün başına da kendisi geçmiştir. Hz. Meymûne Validemiz o savaşlarda yaralılara yardım etmek, ihtiyaçlarını karşılamak için bulunan ilk hemşiredir. Onun kurduğu sağlık ve yardım timi yüzyıllara örnek olacak bir nitelikteydi. Yaralılara yardım ediyorlar, yemek ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Sürekli onların yanında hizmet eden bir bölüğe sahiptiler.

12- Hz. Ümmü Habibe (r.an): Adı Remle'dir. Kureyş’in Emeviler kolundan Ebû Süfyân’ın kızıdır.  Hz. Zeyneb’in kardeşi ve Resûlullah’ın (aleyhissalatu vesselam) amcazadesi Ubeydullah b. Cahş b. Riab b. Ya’mur el-Esedî’nin zevcesi idi.Eeşi Ubeydullah ile beraber Habeşistan’a hicrete giden ikinci kafileye  katılmıştı. Ubeydullah orada hıristiyan oldu, Ümmü Habîbe ise müslüman olarak kaldı. Daha sonra Ubeydullah Habeşistan’da vefat etti.Hicretin 7. Yılında islamı tebliğ için her tarafa mektuplarla elçiler gönderildi. Amr bin Ümeyye ed-Damri’yi Habeşistan’a  Necaşi’ye gönderildi.Necaşiye iki mektup göndermişti.Birinci mektupta islamı tebliğ için, ikincisinde isi Hz. Habibeyi istiyordu. O hemen islamı kabul eder ve Hz. Habibeye Haber verir ve olumlu cevap alır.Bunun üzerine Necâşî, Hz. Muhammed’le onu nikahlar. Necâşî, Hz. Peygamber adına Ümmü Habîbe’ye mehir verdi. Onu hediye yüklü iki gemiyle medineye gönderdi.

13- Hz. Mâriye binti Şemun (r.a): Babası Mısırlı bir Kıbtî olan Şem’ûn’dur. Hz. Peygamber’in Mâriye ile evlenmesi, b Hz. Zeyneb bt. Cahş ütün Mısırlılar üzerinde fevkalâde güzel tesir icra etmiş, Araplar Mısır’a hücum ederek Bizanslılarla muharebe ettikleri zaman Mısırlıların tarafsız kalmalarının sebeplerinden biri de bu olmuştur. Mısırlılar, Resûl-i Ekrem’in bir Mısırlı kadınla evlendiğini bu münasebetle hatırlamışlardı.
 Peygamberimiz’in (s.a.v.) en küçük ve en son çocuğu İbrahim’in annesidir.
Efendimiz’in (s.a.v), Hz. Hatice’den (r.a) sonraki hanımlarından sadece Hz. Mâriye’den çocuğu olmuştur.

*Peygamberimizin Bazı Evliliklerindeki Siyasi Maksatlar
*“İslam Peygamberinin bazı evlilikleri, siyasi amaçlıdır. Bu evliliklerle pek çok kabilenin İslam etrafında bir araya gelmesi sağlanmıştır. Yaratılış gereği olarak şu bir gerçektir ki; kişi, bir kabile veya aileyle evlilik bağı kurduğunda, o kabile veya aileyle aralarında ister istemez bir yakınlaşma ve sevgi meydana geliyor. Aradaki düşmanlıklar kalkıyor, kin ve nefretler siliniyor, yerini sevgi ve hoşgörü alıyor.
*Bu gerçeği çok iyi bir şekilde bilen, insan sarrafı Hz. Peygamber, bu vesileyle onları İslam'a yaklaştırmayı yeğlemiştir. Mesela Cüveyriye binti Haris, Safiyye binti Huyeyy ve Remle binti Ebi Süfyan (radıyallahu anhünne) ile evlilikleri bu kabildendir. Bu üç annemiz de, toplumda ağırlığı olan kişilerin kızlarıdır. Cüveyriye ile Safiyye'nin (r.anha) babaları, Yahudilerin reisleri durumundadırlar. Bunlarla evlenince Yahudilerle arada akrabalık bağı kurulmuş, onlarla daha yakın temas sağlanmış ve bu vesileyle pek çoğunun İslam'la şereflenmesine sebep olunmuştur.”

*Resulı-i Ekrem (s.a.s)'in bu hanımIarla evlenmesinin sebebi kadına düşkünlük ve maddiyat değil, siyaset ve şefkattir. Zira Hz. Aişe'den başka bütün hanımları dul ve yaşlı kadınlardı. İstese bunlar yerine genç ve güzel hanımlar alabilirdi. Peygamberimiz servet düşkünü değildir. Çünkü Hz. Hatice'den başka öteki bütün hanımları öyle servetine tamah edilecek kişiler değillerdi (Ahmed Hilmi, Tarih-i İslâm, 231-232).
*Hz. Peygamtıer (s.a.s) evlenip de zifafa girmediği ve evlenmek üzere olduğu hanımlar da vardır (Kurtub, el Cami'li Ahkamil-Kur'an, 164-167).

*Ayrıca dörtten fazla kadınla evli olmak da Rasulüllah(s.a.s)'e ait özelliklerden biridir (Abdulvahhab Hallaf İlm-i Usuli'l-Fıkh, 44).

not: aşağıdaki internet sitelerinden derlenerek hazırlanmıştır.
http://www.harbiforum.org/peygamber-efendimiz/129757-hz-muhammedin-kac-esi-vardir-isimleri-nelerdir.html
http://www.sevde.de/islam_Ans/Uu/05.htm
http://www.islambosna.ba/forum/turkce/han305m-sahabiler/?action=printpage
http://samil.ihya.org/ansiklopedi/ummehatu-l-mu-minin.html

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği paylaşın!